İç lastik kullanılmayan “Tubeless Lastikler” halen çoğu dağ bisikletçisi için bilinmezliğini koruyor. Günümüzde, klasik “iç lastiklilerden”, “tubeless”e geçişte kullanılabilecek pek çok ürün ve çözüm yolu bulunuyor. Tubeless lastiklere geçiş neden önemli? Böyle bir değişimin ne gibi getirileri bulunuyor? Tubeless lastiklere geçiş zor mudur? gibi pek çok soru eminim aklınıza geliyordur… Önümüzdeki günlerde birkaç yazıda toparlamaya çalışacağım konu ile ilgili yaptığım araştırmalar sonucunda elde ettiğim bilgiler pek çok 2Teker okurunun konu ile ilgili yeterli bilgi edinebilmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum. Tubeless dünyasının gizemli dünyasını birlikte keşfedelim ister misiniz? Buyrun öyleyse…Neden Tubeless?
Günümüzün gelişen Tubeless Lastik Sistemlerine geçiş, kaliteli ve yüksek performanslı malzeme kullanmak isteyen tüm dağ bisikletçileri ve yarışçılar için neredeyse kaçınılmaz bir seçenek olarak karşımıza çıkmakta. Yok mu “klasik - iç lastikli” lastik kullanan yarışçılar? Var tabii ki ancak sayıları bir elin parmaklarını geçmiyor. Lastik patlamalarını nasıl önlüyorlar gibi bir soru aklınıza gelebilir: Genelde sponsorluklarını yapan büyük lastik üreticilerinin “prototip” “özel” lastiklerini kullanarak bu işi halletmeye çalışıyorlar ki bu lastiklere şu dönemde ulaşmak bizim gibi “fani dağ bisikleti severler ” için neredeyse imkansız.
Durum böyle olunca, Dünya Kupası yarışlarına katılan hemen tüm profesyonel, yarı profesyonel dağ bisikletçileri, şu ya da bu şekilde “tubeless” lastik sistemlerini kullanır durumdalar… Yani kimse lastik patlatma riskini göze almak istemiyor. Ya bizler? Haftasonu savaşçıları. Hobi - spor niyetine pedal çevirenler… Haketmiyor muyuz patlamayan lastikleri? Tabii ki hakediyoruz. Gelin isterseniz öncelikle bir “Tubeless” lastik sistemini kullanmaya başladığımızda ne gibi avantajlar elde ediyoruz birlikte inceleyelim…
1. Daha Az Lastik Patlaması.
Eğer lastik patlatırsanız, bir yarışı kazanma şansınız oldukça azalacaktır. Tubeless Lastik sistemleriyle birlikte öncelikle “yılan ısırığı” - Snake Bite (ya da pinch flat) lastik patlamalarını yani lastiğin sert bir cisme karşı aldığı darbe sonucu “iç lastiğin” “jant” ile “sert bir cisim” arasında kalarak iki noktadan delinmesi olasılığı otomatik olarak ortadan kalkmış bulunuyor.
Lastikleriniz yine çivi, diken vb sivri objeler nedeniyle delinebilir kuşkusuz ancak lastiğin içerisinde kullanacağınız “Latex” ya da “Glycol” bazlı kimyasal sıvılar sayesinde oluşan bu delikler anında kapanmaktadır. “Tubeless” lastiklerin derman olamadığı tek lastik patlama türü sivri kayaların lastik üzerinde oluşturabileceği “uzun yarıklar”dır.
Özellikle lastik yanaklarında görülebilecek bu tür patlamalardan sakınmak için lastik seçiminin çok önemli olduğunu, özellikle yanakları sağlam lastiklerin tercih edilmesi gerektiğini önemli bir nokta olarak belirtelim!.. Bu yüzden “tubeless’a dönüştürülecek” lastik modellerinin yanaklarında yoğun kauçuk kullanan modeller arasından seçilmeleri tavsiye ediliyor. Ayrıca iç lastik kullanılmaması nedeniyle “klasik lastiklerin” yanaklarına ilave basınç oluştuğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Bu durumda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz sanırım: Eğer “Tubeless dönüştürücü” bir sistem kullanmaya karar verdiyseniz, 400gr civarı ve altı ağırlıktaki lastiklerden (ne kadar çekici gözüküyor olsalar da!) uzak durmalısınız! Bu lastikler böyle bir dönüşüm için yeterli güce dirence sahip olamayacaklardır.
2. Daha İyi Yer Tutuşu.
İç lastik kullanılmayan bir lastikte esnekliğin kullanılanlara oranla çok daha fazla olacağı yadsınamaz bir gerçektir.
İç lastikler, dış lastik ile biraraya geldiklerinde aslında “oldukça kalın” bir lastik kütlesi oluşturmaktadır. Doğal olarak oluşan bu kalınlık, sertliği yani “esnememezliği” de birlikte getirmektedir. Esnemeyen lastiğin, zemin tutuş kalitesi doğal olarak azalacaktır. “Tubeless”e dönüştürdüğünüz lastiklerinizde, iç lastiklerin yokluğunda, lastiğinizin çok daha fazla esneyebildiğini tahmin edersiniz. Gerçek dünyada lastiğin esneme katsayısının artması, zemini çok daha iyi kavrayan, dönüşlerde çok daha fazla kontrol sağlayan lastikler anlamına gelmektedir.
3. Düşük Sürtünme Direnci.
Aslında bir lastiğin sürtünme katsayısını etkileyen çok sayıda etmen bulunmaktadır: Ancak bu etkilerin en önemlilerinden biri de “tubeless lastiklerin” yüksek esneme kabiliyetleri sayesinde, engellerin üzerinden çok daha rahat geçebilmeleri gelmektedir. Lastiğinizin patlama şansı bu denli azaldığında, oldukça düşük hava basınçlarında lastiklerinizi kullanabilme şansını elde ediyorsunuz. Düşük basınçlı lastikler, asfalt üzerinde ne kadar yavaşlatıcı etkiye sahipse, toprak - engebeli arazi üzerinde ise o kadar akıcı olabilmektedir. Nasıl olmasın ki? Düşünsenize, yol üzerindeki taş, kaya ve engellerle her karşılaştığınızda, lastiğin bisiklet ve sürücüsünün tüm ağırlığını havalandırması yerine, bu engellerin şeklini alarak üzerlerinden akıp gitmesi çok daha akıcı bir sürüş sağlayacaktır.
4. Daha Fazla Konfor
Düşük basınç ve yüksek esneme özelliği, “tubeless” lastiklerin konforlu bir sürüş ortamı sunmasını sağlamaktadır. İç lastik kullanılan bir lastik, “tubeless” bir lastiğe oranla çok daha esnemez, sert bir otam sağlayacaktır. Sunulan ilave konfor, uzun - zorlu sürüşlerin ya da yarışların sonunda çok daha enerjik kalmanızı sağlayacaktır.
5. Hafiflik
Hafiflik “tubeless sistemler”e geçişte belki de en sona bırakılabilecek avantajlardan. İyi seçilmiş bir lastik modeli ile çoğu zaman iç lastikli seçeneklere oranla daha hafif bir seçenek oluşturulabilmektedir. Özellikle “klasik lastikten dönüştürülen” Tubeless sistemlerde hafiflik etkisi iyiden iyiye kendisini göstermekte. Basit bir hesap yapacak olursak, Tubeless Lastiklerin ortalama ağırlıkları 600-700gr arasında bulunmaktadır. Klasik “iç lastikli” lastiklerin ortalama ağırlığı ise 500-550gr seviyelerindedir. Hemen görüleceği üzere dönüştürme sonrasında sadece dış lastik değişiminden doğan hafiflik yaklaşık 150-200gr seviyelerindedir. Klasik bir iç lastiğin ağırlığının 100gr seviyelerinde olduğu düşünüldüğünde, 50-80gr arası lastik başına kullanılacak solüsyon ve “tubeless dönüştürücü şeridin” ağırlığı hemen hemen 100gr seviyesinde olacaktır. Bu durumda 2 lastikte toplamda 300-350gr’lık ilave hafiflik sağlanmasının oldukça büyük bir olasılık olduğu görülmektedir.
Unutulmamalıdır ki hafiflikten öte “tubeless sisteme geçişte” yer tutuşu, konfor, düşük sürtünme katsayısı ve en önemlisi “patlamaya karşı direnç” bu tür sistemlerin en önemli avantajları olarak karşımıza çıkmaktadır.
İlginizi Çekebilecek Yazılar
- Rehber: Patlamayan Teker Seti Nasıl Kurulur?
- Rehber: Lastik Patlama Derdine Son
- Kendin Yap: Tüplü - Tubular Lastik Montajı Nasıl Yapılır?
- Atölye: Presta - Schrader Sibop Adaptörü Nasıl Kullanılır?
- Rehber: Hesaplı Bisiklet Teker Seti Nasıl Kurulur?
- Rehber: Dağ Bisikleti Alışveriş Tavsiyeleri
- Rehber: Bacakları Traş Etmek İçin 5 Önemli Neden
- Bisiklet Futbolu Nedir?
- Rehber: Dağ Bisikleti Bakımı Nasıl Olmalı?
- Dağ Bisikletine Başlamak İçin 10 Neden
Bu yazı hoşunuza gittiyse eğer 2Teker E-Bülten üyeliği için e-postanızı bırakarak yayınlarımızı düzenli takip edebilirsiniz:
2 yorum
Mumi
Mayıs 22nd, 2008 at 11:48
12005ten beri Tubeless kullanıyorum.Tubelar lastikli bir bisiklete bindiğimde herşey garip ve ilginç geliyor.Sistemi düşünen varsa,bir dakika beklemeden geçsin,kazancı büyük olur.
çağrı
Mayıs 23rd, 2008 at 7:05
2Bende sonunda inadımı kırıp tubeless a geçicem sanırım artık…
RSS bu mesaja gelen yorumlar icin rss · TrackBack URI
Yorum yaz